Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde bir tilki ve bir keçi yaşardı. Tilki kurnazlığıyla tanınırken, keçi saf ve naif bir karaktere sahipti. Bir gün, tilki başına gelen talihsiz bir olay sonucu derin bir kuyuya düşer. O sırada keçi oradan geçerken, kuyunun başında bir şeylerin ters gittiğini fark eder ve merakla kuyuya yaklaşır. Bu karşılaşma, her ikisi için de beklenmedik sonuçlar doğuracak bir hikayenin başlangıcı olur.
Tilki ile Keçi Masalı şöyle özetlenebilir:
Bir gün tilki, ormanda dolaşırken derin bir kuyuya düşer ve çıkamaz. O sırada oradan geçen bir keçi, kuyunun başında su içmek için durur. Tilkiyi görünce ona sorar: "Orada ne yapıyorsun, tilki kardeş?".
Tilki, keçiye kuyunun kuraklıktan dolayı su içmek için iyi bir yer olduğunu söyler ve onu da kuyuya davet eder. Keçi bu teklifi kabul eder ve kuyuya atlar. Susuzluğunu giderdikten sonra tilkiye nasıl çıkacağını sorar.
Tilki, keçinin ön ayaklarını duvara dayayıp boynuzlarını kaldırmasını, kendisinin de onların üzerine basarak dışarı çıkacağını ve sonra keçiyi çıkaracağını söyler. Keçi, tilkinin dediğini yapar.
Ancak tilki, dışarı çıkınca keçiyi bırakıp gider ve ona "Aklın olaydı bu kuyuya inmezdin" der.